{"id":42,"date":"2024-04-26T16:48:06","date_gmt":"2024-04-26T13:48:06","guid":{"rendered":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/?p=42"},"modified":"2024-04-26T16:48:06","modified_gmt":"2024-04-26T13:48:06","slug":"allerjik-rinit-nedir-tedavisi-nasil-olur","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/allerjik-rinit-nedir-tedavisi-nasil-olur\/","title":{"rendered":"Allerjik rinit nedir? Tedavisi nas\u0131l olur?"},"content":{"rendered":"<figure><img decoding=\"async\" src=\"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-content\/uploads\/2024\/04\/allerjik-rinit-nedir-tedavisi-nasil-olur-0-BeL5PV3V.jpg\"><\/figure>\n<p>Rinit burun t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 (konjesyonu), burun ak\u0131nt\u0131s\u0131 (rinore), hap\u015f\u0131rma ve ka\u015f\u0131nt\u0131 belirtilerinden iki veya daha fazlas\u0131n\u0131n bir saatten daha fazla veya tekrarlay\u0131c\u0131 olmas\u0131 ile karakterize burun mukozas\u0131n\u0131n inflamasyonudur.<\/p>\n<p>Allerjik rinit, nazal sekresyon ve nazal mukozada artm\u0131\u015f eozinofil, bazofil ve mast h\u00fccreleri ile karakterize bir hastal\u0131kt\u0131r. Bu h\u00fccrelerde y\u00fcksek afiniteli IgE resept\u00f6rleri bulundu\u011fundan ve histamin ile di\u011fer allerjik mediat\u00f6rleri sentezleyip salg\u0131lad\u0131\u011f\u0131ndan, IgE k\u00f6kenli allerjik reaksiyonlarda ba\u015flat\u0131c\u0131 rol oynarlar <\/p>\n<p>Allerjik rinit en s\u0131k g\u00f6r\u00fclen allerjik hastal\u0131kt\u0131r ve t\u00fcm populasyonun %10-20&#8217;sini etkiledi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. Duyarl\u0131 olunan antijenle kar\u015f\u0131la\u015fma t\u00fcm allerjik rinitlilerde nazal ka\u015f\u0131nt\u0131, aks\u0131r\u0131k, burun t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve burun ak\u0131nt\u0131s\u0131 gibi s\u0131k g\u00f6r\u00fclen yak\u0131nmalar yan\u0131nda damakta, kulakta, bo\u011fazda ka\u015f\u0131nt\u0131, ba\u015f a\u011fr\u0131s\u0131,  halsizlik, hipozmi, kulaklarda t\u0131kan\u0131kl\u0131k, gibi daha seyrek g\u00f6r\u00fclen yak\u0131nmalara neden olur. Allerjik rinit klinik g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fc a\u00e7\u0131s\u0131ndan y\u0131l boyu g\u00f6r\u00fclen perennial alerjik rinit ile mevsimsel allerjik rinit olmak \u00fczere iki alt ba\u015fl\u0131kta incelenmektedir.<\/p>\n<p>Bu durum patogenezdeki bir farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 de\u011fil sadece duyarl\u0131 olunan allerjen ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan s\u00fcreden ileri gelen farkl\u0131 klinik prezentasyonu yans\u0131tmaktad\u0131r. Sa\u011fl\u0131kla ilgili ya\u015fam kalitesini ara\u015ft\u0131ran \u00e7al\u0131\u015fmalar bir \u00e7ok hastal\u0131\u011fa g\u00f6re daha az g\u00fcr\u00fclt\u00fcl\u00fc bir klini\u011fe sahip bu durumun g\u00fcnl\u00fck ya\u015famda \u00f6nemli s\u0131k\u0131nt\u0131lara neden oldu\u011funu ortaya koymu\u015ftur. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz tedavi olanaklar\u0131 allerjik riniti tam olarak tedavi etmese bile hastalar\u0131n ya\u015fam konforunu \u00f6nemli oranda d\u00fczeltebilme g\u00fcc\u00fcne sahiptir.<\/p>\n<p><strong><em>ETYOPATOGENEZ<\/em><\/strong><br \/>  Allerjik Rinitin genetik \u00f6zellikler, yo\u011fun kent ya\u015fam\u0131 ve bunun beraberinde getirdi\u011fi \u00e7evresel maruziyetlerin artmas\u0131 sonucunda toplumda giderek artan s\u0131kl\u0131kta g\u00f6r\u00fclmektedir. De\u011fi\u015fen toplumlarda allerjik rinit prevalans\u0131n\u0131n % 10 ile % 20 aras\u0131nda oldu\u011fu bildirilmektedir. Allerjik Rinit her hangi bir ya\u015fta ba\u015flayabilir. Ya\u015fam\u0131n alt\u0131nc\u0131 ay\u0131ndan ya\u015fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n ileri d\u00f6nemlerine kadar olabilir. Tipik olarak 40 ya\u015f\u0131ndan \u00f6nce ve genellikle 12-15 ya\u015flar\u0131 aras\u0131nda ba\u015flar.<\/p>\n<p><strong>Predispozan fakt\u00f6rler<\/strong><br \/>  Allerjik Rinitli hastalar\u0131n \u00fcst solunum yollar\u0131; genellikle non-spesifik stimuluslara kar\u015f\u0131 hiper-reaktiftir. Buras\u0131 i\u00e7in spesifik stimuluslar; so\u011fuk hava, nem ve hava kirlili\u011fi olabilir. So\u011fuk havan\u0131n inhalasyonu nazal glandlar\u0131 stimule eder ve nazal pasaj t\u0131kan\u0131r. S\u00fclf\u00fcrdioksit \u00f6nemli bir hava kirlili\u011fi olu\u015fturan fakt\u00f6r olup; sadece  bir irritan olarak de\u011fil, burnun mukosilier fonksiyonunu da bozan bir fakt\u00f6rd\u00fcr.<\/p>\n<p>Yine duman, parf\u00fcmler ve irritan kokular, inert tozlar da hiperreaktif bir m\u00fck\u00f6z membran \u00fczerinde semptomlar\u0131 provake eder.<\/p>\n<p>  a) Herediler fakt\u00f6rler; Allerjik hastal\u0131klar\u0131n olu\u015fmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rma sebepler aras\u0131nda ilk s\u0131ray\u0131 atopi olmaktad\u0131r. Garip hastal\u0131k anlam\u0131na gelen Yunanca bir kelimeden t\u00fcretilmi\u015f bir s\u00f6zc\u00fck olan atopy; ilk kez 1923 y\u0131l\u0131nda Coca ve Cooke taraf\u0131ndan T\u0131p Literat\u00fcr\u00fcne sokulmu\u015ftur. (Anaflaksi ve solunum hastal\u0131\u011f\u0131ndan farkl\u0131 bir immunolojik mekanizma ile ortaya \u00e7\u0131kan anormal hipersensitivite olarak tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r.)<\/p>\n<p>Atopi; insan\u0131n do\u011fu\u015ftan \u00e7evresinde bulunan allerjenlere kar\u015f\u0131 kolay tepki g\u00f6sterme yetene\u011finin olmas\u0131d\u0131r. Atopi; genellikle ailevi \u00f6zellik g\u00f6sterir. Ancak \u015fu da unutulmamal\u0131d\u0131r ki allerjik hastal\u0131klarda mutlaka ailevi yatk\u0131nl\u0131k veya atopi olmas\u0131 \u015fart de\u011fildir.<\/p>\n<p>  b) Endokrin: Pubertal, evlilik, menapozal d\u00f6nemlerde semptomlarda art\u0131\u015f olabilir.<\/p>\n<p>  c) Psikolojik nedenler olaya zemin haz\u0131rlayabilir.<\/p>\n<p>  d) Enfeksiy\u00f6z nedenler: Viral veya bakteriyel etkenler dokuyu allerjenlere kar\u015f\u0131 daha ge\u00e7irgen ve hassas k\u0131larlar.<\/p>\n<p>  e) \u00c7evresel fakt\u00f6rler :eksojen ve endojen fakt\u00f6rlerdir.<\/p>\n<p>Eksojen Fakt\u00f6rler<\/p>\n<p>\u0130nhale edilen maddeler: Tozlar, polenler, hayvan d\u00f6k\u00fcnt\u00fcleri, fugal sporlar, ev tozlar\u0131.<\/p>\n<p>G\u0131dalar: Yumurta, \u00e7ilek, f\u0131nd\u0131k, bal\u0131k<\/p>\n<p>\u0130la\u00e7lar: Aspirin ve iod\u00fcrler.<\/p>\n<p>Enfeksiyonlar:<\/p>\n<p>\u0130rritanlar: Karabiber, t\u00fct\u00fcn, duman, mazot gibi maddeler.<\/p>\n<p>Endojen Fakt\u00f6rler: Yaral\u0131 dokulardan a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan proteinler, transuda ve eksudalar <\/p>\n<p><strong><em>ALLERJ\u0130K R\u0130N\u0130T SINIFLANDIRILMASI:<\/em><\/strong><\/p>\n<p>Allerjik Rinit; klinik olarak ikiye ayr\u0131lmaktad\u0131r :<br \/><strong>1 ) Mevsimsel Allerjik Rinit ( Hay Fever, Saman nezlesi) <\/strong>; En s\u0131k nedeni polen allerjisidir. Polen alerjeni kayna\u011f\u0131 ise a\u011fa\u00e7lar, \u00e7imen ve otlard\u0131r. S\u0131kl\u0131kla \u00e7ocukluk ya da ergenlik d\u00f6neminde geli\u015fir. Ok\u00fcler ve nazal semptomlar s\u0131kl\u0131kla bir aradad\u0131r. S\u0131cak ve kuru g\u00fcnlerde, polen say\u0131s\u0131n\u0131n artmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 sabah saatlerinde daha belirgin olur. Ya\u011fmurlu g\u00fcnlerde ise semptomlar azal\u0131r.<\/p>\n<p><strong>2 ) Perennial Allerjik Rinit ( Y\u0131l boyu s\u00fcren); <\/strong>semptomlar y\u0131l boyu s\u00fcrer, eri\u015fkinlerde daha s\u0131k g\u00f6r\u00fclmektedir. Nazal obstr\u00fcksiyon ve bunun yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 komplikasyonlar (a\u011f\u0131zdan nefes alma, ser\u00f6z otitis media,  koku almada azalma) s\u0131k g\u00f6r\u00fclmektedir.  En \u00f6nemli nedeni akar allerjisidir. Tropik ve alt tropik \u00fclkelerde ise y\u0131l boyu s\u00fcren rinitin en s\u0131k nedeni polen alerjisidir.<\/p>\n<p><strong><em>TANI:<\/em><\/strong><br \/><strong>1) ANAMNEZ <\/strong>: Allerjik rinitte tan\u0131 anamnez ile ba\u015flar. Detayl\u0131 bir anamnez te\u015fhisin temelidir. Burada; semptomlar (t\u0131kan\u0131kl\u0131k, hap\u015f\u0131r\u0131k, ka\u015f\u0131nt\u0131, ak\u0131nt\u0131 ve periodisite), nazal semptomlara e\u015flik eden ba\u015fka yak\u0131nmalar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 (bron\u015f hiperreaktivitesi, sin\u00fcs, kulaklar, g\u00f6z ,deri) presipite eden fakt\u00f6rler(\u00f6rne\u011fin \u00e7i\u00e7ekler, ila\u00e7 veya g\u0131dalar) ki\u015fisel veailesel atopi ev ve i\u015f ortam\u0131, yatak malzemeleri, ev hayvan\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 ve hobileri sorgulanmal\u0131d\u0131r. Semptomlar burun t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131, ka\u015f\u0131nt\u0131, hap\u015f\u0131r\u0131k ve ak\u0131nt\u0131 olmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k major semptom ki\u015fiden ki\u015fiye de\u011fi\u015fir. Ayr\u0131ca nazal semptomlar\u0131 ki\u015filerin alg\u0131lamas\u0131 ve tolere etmesi de farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterir. Baz\u0131lar\u0131 birka\u00e7 hap\u015f\u0131r\u0131k i\u00e7in doktora gelirken baz\u0131lar\u0131 y\u0131llarca s\u00fcren burun t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nemsemez. Konjonktival semptomlar; ka\u015f\u0131nt\u0131, k\u0131zar\u0131kl\u0131k ve g\u00f6z ya\u015farmas\u0131 genelde allerjik rinite e\u015flik eder.<\/p>\n<p><strong>2) KL\u0130N\u0130K <\/strong>: Allerjik rinitte semptomlar; paroksismal hap\u015f\u0131r\u0131k, burun t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131,  burun ak\u0131nt\u0131s\u0131,  burun,  g\u00f6z,  damak veya farenkste ka\u015f\u0131nt\u0131d\u0131r. Hastalarda s\u0131kl\u0131kla \u015fiddetli konjuktival irritasyon, batma ve artm\u0131\u015f g\u00f6zya\u015f\u0131 salg\u0131s\u0131 mevcuttur. Nazal obstr\u00fcksiyon \u00e7ocuklarda \u00f6zellikle geceleri a\u011f\u0131zdan nefes almaya ve horlamaya; sonu\u00e7 olarak bo\u011faz a\u011fr\u0131s\u0131 ve yanma \u015fikayetlerine neden olabilir. Ayr\u0131ca allerjik rinit komplikasyonu olarak ortaya \u00e7\u0131kabilen sin\u00fczit, \u00f6staki t\u00fcp disfonksiyonu veya ser\u00f6z otitis mediaya ba\u011fl\u0131 semptomlar da bulunabilir.<\/p>\n<p><strong>3) F\u0130Z\u0130K MUAYENE <\/strong>: Anterior rinoskopide burun mukozas\u0131 ve alt konkalar mavimsi  mor  veya  soluk  leylak  renginde  ve  \u00f6demli  g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Sekresyon ince,  sulu ve boldur.  Komplike olmu\u015f vakalarda nazal  polip g\u00f6r\u00fclebilir.  G\u00f6zlerde  sulanma,  skleral  veya  konjuktival  k\u0131zar\u0131kl\u0131k,  g\u00f6z kapa\u011f\u0131nda  \u00f6dem  ve  periorbital  \u015fi\u015flik  olabilir.  G\u00f6z  kapa\u011f\u0131n\u0131n  alt\u0131nda orbitopalpebral \u00e7ukurda kronik nonspesifik konjesyona ba\u011fl\u0131 olarak mavi, mor lekeler g\u00f6r\u00fclebilir. Buna &#8221; Allerjik Shiners &#8221; denir. Bu olay \u00f6dem nedeniyle k\u0131smen obstr\u00fcksiyona u\u011frayan nazal kavitedeki venalar\u0131n staz\u0131na ya da alt g\u00f6z kapa\u011f\u0131nda bulunan M. Tarsalis in spazm\u0131 sonucu olu\u015fan ven\u00f6z spazma ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u00d6zellikle \u00e7ocuklarda \u015fiddetli burun t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 varsa a\u011f\u0131z a\u00e7\u0131kt\u0131r, bu durum \u00e7ocukta damak kavsinin y\u00fcksek, \u00fcst di\u015flerin alttakilerden daha \u00f6ne \u00e7\u0131kmas\u0131na ve di\u015flerde kapanma bozuklu\u011fu olmas\u0131n\u0131 haz\u0131rlay\u0131c\u0131 bir etmendir. Orofarenks muayenesinde, y\u00fcksek ve dar sert damak, dental malokl\u00fczyon; ayr\u0131ca  posterior farengeal  duvarda  hipertrofik  lenf  follik\u00fcleri  g\u00f6r\u00fclebilir. \u00d6zellikle \u00e7ocukluk \u00e7a\u011f\u0131nda allerjik semptomlar\u0131 ba\u015flayan vakalarda burun ka\u015f\u0131nt\u0131s\u0131  nedeniyle hasta y\u00fcz\u00fcn\u00fc buru\u015fturmaya,  elinin ayas\u0131yla burnunu yukar\u0131  ve  geriye  do\u011fru  iterek  hava  yolunu  geni\u015fletmeye  ve  ka\u015f\u0131nt\u0131y\u0131 dindirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r Buna <em>Allerji Selam\u0131 <\/em>(Allergic Salute) denir. Bunun devam\u0131 halinde supratip b\u00f6lgede transvers bir k\u0131r\u0131lma \u00e7izgisi (transvers pili) olu\u015fur. Bu transvers nazal hat allerjik rinit i\u00e7in karakteristiktir.  Posterior rinoskopide inferior konkalar\u0131n arka u\u00e7lar\u0131 \u00f6demlidir.<\/p>\n<p><strong>4) LABORATUAR <\/strong>:<\/p>\n<p><strong>A) \u0130N V\u0130TRO Y\u00d6NTEMLER <\/strong>:<\/p>\n<p>\u00b7 <strong>Eozinofil sav\u0131s\u0131<\/strong><em>: <\/em>Allerjik hastalarda sekonder infeksiyon yok ise genellikle l\u00f6kosit say\u0131s\u0131 normal s\u0131n\u0131rlardad\u0131r. Ancak nonspesifik olmakla birlikte eozinofil y\u00fczdesi artm\u0131\u015ft\u0131r (%5 &#8211; 15). Kortikosteroid kullan\u0131m\u0131 eozinopeniye sebep olup, eozinofiliyi maskeleyebilir.<\/p>\n<p>\u00b7 <strong>Nazal smear :<\/strong>  Hastalar\u0131n nazal sekresyonu al\u0131narak Giemza-Wright veya Hansel boyas\u0131 (eosin ve metilen mavisi kar\u0131\u015f\u0131m\u0131) ile boyan\u0131r. E\u011fer nazal sekresyonda h\u00fccrelerin % 25 ten fazlas\u0131 eozinofil ise bu allerjiyi akla getirir (N\u00f6trofil, epitelyal debris g\u00f6r\u00fcl\u00fcrse infeksiyon d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr). Nazal smear da anlaml\u0131 oranda eozinofili olmas\u0131 allerjik rinitin kesin bulgusu de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u00b7 <strong>Total serum lgE d\u00fczeyi :<\/strong>Y\u00fcksek total serum IgE d\u00fczeyleri atopik hastal\u0131klar\u0131n te\u015fhisini destekler. IgE d\u00fczeyinin normal bulunmas\u0131 allerjik hastal\u0131\u011f\u0131n te\u015fhisini ekarte ettirmez. PRIST (paper immunosorbent test) metodu kullan\u0131larak ast\u0131ml\u0131, alerjik rinokonjuktivitli hastalar\u0131n yakla\u015f\u0131k % 63 \u00fcnde serum Ig E d\u00fczeyi normal adultlardaki de\u011ferlerin 2 standart sapmas\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde bulunmu\u015ftur. Ancak son y\u0131llarda ELISA, chemiluminescence vs. gibi y\u00f6ntemlerle hem total Ig E hem de spesifik Ig E tayin edilebilmektedir.<\/p>\n<p>\u00b7 <strong>RAST <em>(<\/em>radio alergo sorbent test<em>)<\/em><\/strong><em>: <\/em>1967 y\u0131l\u0131nda Wide taraf\u0131ndan Ig E nin serumda tespiti i\u00e7in RAST y\u00f6ntemi geli\u015ftirilmi\u015f ve modifikasyonlara u\u011frayarak g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar gelmi\u015ftir. Testte; allerjen materyal ka\u011f\u0131t disk gibi kat\u0131 bir faza kimyasal ba\u011fla ba\u011flan\u0131r ve allerjik hastan\u0131n bir damla serumu ile ink\u00fcbe edilir. Test serumundaki allerjen spesifik Ig E antikorlar\u0131; allerjenle kovalen olarak ba\u011flan\u0131r. Sonra di\u011fer t\u00fcrlerden (tav\u015fan, ke\u00e7i) elde edilen radyoaktif olarak i\u015faretlenmi\u015f (I125 ile) anti-insan Ig E antikoru; antijeni ba\u011flayan Ig E \u00fczerine kat\u0131l\u0131r. Tutulan radyoaktivite \u00f6l\u00e7\u00fclerek serumda spesifik Ig E antikoru indirekt olarak \u00f6l\u00e7\u00fclm\u00fc\u015f olur.<\/p>\n<p>RAST <em>\u0131n avantajlar\u0131 : <\/em><\/p>\n<p>\u00b7 Sistemik reaksiyon riski yok.<\/p>\n<p>\u00b7 G\u00fcvenilir ve tekrarlanabilir.<\/p>\n<p>\u00b7 \u0130la\u00e7lar ve hastal\u0131klar ile etkile\u015fmez.<\/p>\n<p>RAST <em>\u0131n dezavantajlar\u0131 : <\/em><\/p>\n<p>\u00b7 Pahal\u0131 bir y\u00f6ntemdir.<\/p>\n<p>\u00b7 S\u0131n\u0131rl\u0131 say\u0131da allerjenlere y\u00f6neliktir.<\/p>\n<p>\u00b7 Sensitivitesi d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>\u00b7 Testin sonucu zaman al\u0131r.<\/p>\n<p>\u00b7 <strong>Rinomanometri ve Akustik Rinometri:<\/strong> Rinomanometri ve rkustik rinometri burun t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 objektif olarak de\u011ferlendirebilen enstrumanlard\u0131r. Rinomanometri, nazal fossa a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 aerodinamik bir terim olan rezistans ile \u00f6l\u00e7en bir y\u00f6ntemdir. Rinomanometri ile \u00f6l\u00e7\u00fclen parametreler hava yolu direnci, nazal hava yolu ak\u0131m\u0131 ve transnazal bas\u0131n\u00e7t\u0131r. Akustik rinometri ise nazal direnci akustik dalga yard\u0131m\u0131yla \u00f6l\u00e7en bir cihazd\u0131r ve akustik dalgalar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu bir k\u0131v\u0131lc\u0131m jenerat\u00f6r\u00fc, yans\u0131yan dalgan\u0131n kaydedildi\u011fi bir prob ve bir bilgisayardan olu\u015fmaktad\u0131r. Her iki cihaz da allerjik rinitli hastalarda nazal provakasyonun objektif olarak de\u011ferlendirilmesinde yard\u0131mc\u0131 olmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca tedaviye (medikal tedavi ya da im\u00fcnoterapi) cevab\u0131n de\u011ferlendirilmesinde ve ara\u015ft\u0131rma amac\u0131yla da kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>B) \u0130N V\u0130VO Y\u00d6NTEMLER <\/strong>:<\/p>\n<p>\u00b7 <strong>Prick deri testi <\/strong><em>: <\/em>\u0130lk olarak 1926 da Louis ve Grant taraf\u0131ndan tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu test i\u00e7in s\u0131rt veya \u00f6n kol derisi kullan\u0131labilir. Allerjen sol\u00fcsyononundan bir damla damlat\u0131l\u0131r ve lancet,  damlan\u0131n \u00fczerinden kanama olu\u015fturmaks\u0131z\u0131n derinin s\u00fcperfisiyal k\u0131sm\u0131na  bat\u0131r\u0131l\u0131r.  15 &#8211; 30 dakika sonra  her bir test b\u00f6lgesinde eritem ve kabar\u0131kl\u0131k ara\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r. Milimetrik olarak kabar\u0131kl\u0131\u011f\u0131n en b\u00fcy\u00fck olanan\u0131n\u0131n \u00e7ap\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr ve kontrol ile mukayese edilir. Allerjen i\u00e7ermeyen dil\u00fcsyon sol\u00fcsyonu ile yap\u0131lan test, mekanik travmaya derinin reaktivitesinin g\u00f6sterilmesine y\u00f6neliktir ve negatif kontrol olarak kullan\u0131l\u0131r. Dermatografizm bulunan hastalarda,  kontrol  b\u00f6lgesindeki reaksiyondan daha b\u00fcy\u00fck olan reaksiyonlar pozitif olarak kabul edilmelidir. Dermatografizmde negatif kontrol dahil t\u00fcm yerlerinde reaksiyon olu\u015fur. % 0.1 lik histamin sol\u00fcsyonu pozitif kontrol grubu olarak kulan\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p><strong>(- ) <\/strong>Reaksiyon halkas\u0131n\u0131n geni\u015fli\u011fi (-) kontrol kadarsa allerjik durum yok,<\/p>\n<p><strong>(+) <\/strong>Pozitif kontrol reaksiyonunun \/4 \u00fc kadar bir reaksiyon varsa \u015f\u00fcpheli,<\/p>\n<p><strong>(++) <\/strong>Pozitif kontrol reaksiyonunun \/2 si kadar bir reaksiyon varsa hafif derece,<\/p>\n<p><strong>(+++) <\/strong>Pozitif kontrole e\u015fit bir reaksiyon varsa allerjik olarak de\u011ferlendirilir,<\/p>\n<p><strong>(++++) <\/strong>Pozitif kontrol\u00fcn  iki  kat\u0131  reaksiyon varsa \u00e7ok hassas olarak de\u011ferlendirilir.<\/p>\n<p>Prick testi<em>; <\/em>basit, h\u0131zl\u0131 ve a\u011fr\u0131s\u0131zd\u0131r. Sistemik reaksiyon a\u00e7\u0131s\u0131ndan minimal risk ta\u015f\u0131r. Sensitivitesi intradermal teste g\u00f6re d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fcr. Yalanc\u0131 (-) sonu\u00e7lar verir.<\/p>\n<p>\u00b7 <strong>\u0130ntradermal deri testleri : <\/strong> Prick testini takiben, pozitif testi teyit etmek amac\u0131yla allerjen ile intrakutan testler yap\u0131l\u0131r. \u0130ntrakutan test i\u00e7in, 11500 veya 1\/1000 dil\u00fcsyondaki allerjen sol\u00fcsyonlar\u0131, pozitif kontrol olarak % 0.01 lik histamin  sol\u00fcsyonu  ile  negatif  kontrol  olarak da allerjenlerin  dil\u00fce  edildi\u011fi sol\u00fcsyon kullan\u0131l\u0131r. Test sol\u00fcsyonlar\u0131ndan 0.1 ml \u015f\u0131r\u0131nga ile intrakutan olarak enjekte edilir; enjeksiyon yerinde 1 &#8211; 3 mm lik bir kabar\u0131kl\u0131k ortaya \u00e7\u0131kar.\u0130ntrakutan testlerin de de\u011ferlendirme s\u00fcresi 15 &#8211; 30 dakikad\u0131r. Milimetrik olarak ortaya \u00e7\u0131kan eritem ve kabar\u0131kl\u0131k \u00e7ap\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr. <\/p>\n<p>\u00b7 <strong>Skin-end point titrasyon testi (SET) <\/strong><em>: <\/em>Kullan\u0131lan her antijenin duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kantitatif olarak \u00f6l\u00e7ebilen tek cilt testidir. Hi\u00e7 antijen i\u00e7ermeyen sol\u00fcsyondan ba\u015flayarak gittik\u00e7e artan miktarlarda antijen i\u00e7eren sol\u00fcsyonlar intradermal olarak enjekte edilir. Dil\u00fce antijenin 0.02 cc si 4 mm lik \u015fi\u015flik yapmak i\u00e7in enjekte edilir. Pozitif \u015fi\u015flik cevab\u0131; 4 mm lik \u015fi\u015fli\u011fin 2 mm veya daha fazla b\u00fcy\u00fcmesidir. Pozitif sonu\u00e7 veren kabarc\u0131\u011f\u0131n \u00e7ap\u0131nda progresyonun ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ilk doz; end-point titrasyonu olarak kabul edilir. Bu doz immunoterapide hastaya g\u00fcvenle verilecek ilk dozu belirlemede \u00f6nemlidir. SET  in  tekrarlanabilir,  sensitif  ve  g\u00fcvenli  olmas\u0131  di\u011fer  testlere  g\u00f6re avantajlar\u0131d\u0131r. Fakat en b\u00fcy\u00fck avantaj\u0131; yan etkiye neden olmayacak en y\u00fcksek dozda immunoterapiye ba\u015flanarak daha k\u0131sa s\u00fcrede terap\u00f6tik doza ula\u015f\u0131lmas\u0131d\u0131r. Pozitif k\u0131zar\u0131kl\u0131kta bazen varyant art\u0131\u015flar da olabilir. Ya da \u0093flash cevap\u0094 denilen ani bir k\u0131zar\u0131kl\u0131k olu\u015fabilir. Bu durumda kros reaksiyon g\u00f6steren bir antijenin al\u0131m\u0131ndan (\u00f6rne\u011fin g\u0131da yolu ile) \u015f\u00fcphelenilir ve 24 saat sonra test tekrarlan\u0131r.<\/p>\n<p>\u00b7 <strong>Nasal Provokasyon Testi: <\/strong>Allerjenin burun mukozas\u0131na uygulanmas\u0131 ile allerjik semptomlar\u0131n belirip belirmedi\u011fini test etmek amac\u0131yla k\u0131s\u0131tl\u0131 say\u0131da hastada gerekli olabilir. Faha \u00e7ok \u00f6yk\u00fc ile duyarl\u0131l\u0131k saptanan allerjen aras\u0131nda klinik korelasyon saptanmad\u0131\u011f\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir. Ancak uygun teknikle yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131nda mevcut ast\u0131m\u0131 agreve etmesi veya provokasyon sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015f de\u011ferlendirilmesi gibi hatalara neden olabilmektedir. Provokasyon \u00f6ncesi ve sonras\u0131 rinomanometrik de\u011ferlendirme veya nazal y\u0131kant\u0131 s\u0131v\u0131s\u0131n\u0131n de\u011ferlendirilemesi daha \u00e7ok bilimsel \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n kapsam\u0131nda yap\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong><em>AYIRICI TANI<\/em><\/strong><br \/>  Ay\u0131r\u0131c\u0131 tan\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan en \u00f6nemli ay\u0131rt edilmesi gereken hastal\u0131k <strong>vazomotor rinittir<\/strong>. Burada, allerjik bir etken s\u00f6z konusu olmaks\u0131z\u0131n nazal mukoza her t\u00fcrl\u00fc stimulusa kar\u015f\u0131 ileri derecede duyarl\u0131d\u0131r. Hastalarda hafif bir nazal konjesyon olup aks\u0131rma ve ka\u015f\u0131nt\u0131 daha hafiftir. Burun ak\u0131nt\u0131s\u0131 bol ve suludur. Cilt testleri daima  negatiftir.  Sekresyondaki  predominant  h\u00fccre  tipi  n\u00f6trofil  olup enfeksiyon pek yoktur. Hastalarda obstr\u00fcksiyon veya rinore semptomlar\u0131ndan sadece biri \u00f6n plandad\u0131r. Vazomotor rinitli hastalar tedaviye diren\u00e7li olup atipik fasiyal nevraljiler, ba\u015f a\u011fr\u0131s\u0131 ve halsizlik s\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Basit viral rinitte<\/strong> de ay\u0131r\u0131c\u0131 tan\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Burun salg\u0131s\u0131 viral rinitte ilk g\u00fcnlerde ser\u00f6z, ikinci yar\u0131da m\u00fck\u00f6z  ve  hastal\u0131\u011f\u0131n  son  evresinde  ise  mukop\u00fcr\u00fclan  karakter  kazan\u0131r. Mikroskopik incelemede deskuame epitel ve iltihap h\u00fccreleri g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p><strong>NARES<\/strong> yani allerjik olmayan ve burunda bol eozinofili varl\u0131\u011f\u0131 ile karakterize bir sendromun ba\u015f harflerinden \u00fcretilmi\u015f bir kelimedir. Hastalar genellikle orta ya\u015fl\u0131 kimselerdir ve hap\u015f\u0131rma, ka\u015f\u0131nt\u0131, rinore gibi perenial belirtiler g\u00f6sterirler. Bazen koku alma kayb\u0131 da g\u00f6r\u00fclebilir. Ancak yap\u0131lan deri testleri ve IgE seviyeleri tayininde hi\u00e7bir allerjik hastal\u0131k bulgusu g\u00f6stermezler. Bir k\u0131sm\u0131nda aspirin intolerans\u0131 bulunup topikal kortikosteroid uygulamas\u0131na iyi cevap verirler.<\/p>\n<p><strong>Mesleksel rinit<\/strong> \u00e7al\u0131\u015fma ortam\u0131nda havada bulunan ajanlar\u0131n neden oldu\u011fu rinittir. Bu nedenler aras\u0131nda laboratuar hayvanlar\u0131, tah\u0131l ve zirai \u00fcr\u00fcnler, tahta tozu, lateks ve kimyasal maddeler (asid anhidrid, platin tuzlar\u0131, yap\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 maddeler ve baz\u0131 solventler) say\u0131labilir.<\/p>\n<p><strong>Hormonal rinitler<\/strong> ile ilgili olarak hamilelik, puberte, hipotiroidi, akromegali say\u0131labilir. Menopoz sonras\u0131 kad\u0131nlarda ortaya \u00e7\u0131kan atrofik de\u011fi\u015fiklikler de hormonal bozuklu\u011fa ba\u011flanabilir.<\/p>\n<p><strong>\u0130laca ba\u011fl\u0131 rinitlere<\/strong> ihmal edilmeyecek \u00f6l\u00e7\u00fcde s\u0131k rastlan\u0131r. Bunlardan ilk akla gelenleri a\u015fa\u011f\u0131da s\u0131ralanm\u0131\u015ft\u0131r.:<\/p>\n<p>\u00b7 Reserpin, Guanetidin, Fentolamin, Metildopa ,ACE inhibit\u00f6rleri<\/p>\n<p>\u00b7 Alfa adrenorespt\u00f6r antagonistleri<\/p>\n<p>\u00b7 Topikal oftalmik beta blok\u00f6rler<\/p>\n<p>\u00b7 Klorpromazin<\/p>\n<p>\u00b7 Aspirin<\/p>\n<p>\u00b7 Di\u011fer steroid olmayan antinflamatuar ajanlar<\/p>\n<p>\u00b7 Oral kontraseptifler<\/p>\n<p>\u00b7 Uzun s\u00fcreli dekonjestan burun damlalar\u0131 veya kokain kullan\u0131m\u0131 (rinitis medikamentoza)<\/p>\n<p>Yiyeceklerin kendisine, i\u00e7indeki katk\u0131 veya boya maddelerine allerjik reaksiyonlar olu\u015fabilece\u011fi gibi; s\u0131cak ve ac\u0131 yiyecekler yenince rinore de olu\u015fabilir. S\u0131cak ve ac\u0131 yiyecekler yenince olu\u015fan rinoreye <strong>gustatuar rinore<\/strong> denilir. Alkol al\u0131m\u0131 da allerjik belirtilerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rabilir. Ger\u00e7ek yiyecek allerjisi hi\u00e7bir zaman tek rinit belirtileri ile ortaya \u00e7\u0131kmaz. Muhakkak olarak di\u011fer organlara ait semptomlar e\u015flik eder.<\/p>\n<p>Emosyonel fakt\u00f6rler aras\u0131nda stres ve seks\u00fcel uyar\u0131, <strong>balay\u0131 riniti<\/strong>, say\u0131labilir. Bu muhtemelen otonomik uyar\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>65 ya\u015f \u00fczerindeki hastalarda otonomik dengenin bozulmas\u0131, muskarinik resept\u00f6rlerde de\u011fi\u015fiklik gibi nedenler sonucu rinit ortaya \u00e7\u0131kabilir. Bu hastalarda allerji hemen hi\u00e7 denecek kadar az rol oynar.<\/p>\n<p>Fiziksel aktivite burunda vazokonstrikt\u00f6r etki yapar. Bu etki noradrenalin sal\u0131n\u0131m\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r ve yakla\u015f\u0131k bir saat kadar s\u00fcrer. Daha sonra normale d\u00f6ner. Ancak baz\u0131 sporcularda, \u00f6zellikle uzun mesafe ko\u015fucular\u0131nda rebound etki g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta burundan rahat nefes alma yerini bir m\u00fcddet sonra burun t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131na b\u0131rak\u0131r. Sporcunun ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 olumsuz y\u00f6nde etkiler.<\/p>\n<p><strong>Primer atrofik rinit<\/strong> burun mukozas\u0131 ve kemik konkalar\u0131n atrofisi ile birlikte giden burunda konjesyon, hipozmi, k\u00f6t\u00fc koku, ba\u015f a\u011fr\u0131s\u0131 ve kronik sin\u00fczit belirtileri g\u00f6steren bir durumdur. Muayenede burun i\u00e7ini dolduran k\u00f6t\u00fc kokulu kurutlar g\u00f6r\u00fcl\u00fcr: Klebsiella ozaenae bakterisi infeksiyonuna ba\u011flanm\u0131\u015f ise de bu bakteriler primer hastal\u0131k yap\u0131c\u0131 organizmalar olmaktan \u00e7ok sekonder hastal\u0131k sonucu oraya yerle\u015fmi\u015f organizmalard\u0131r. Primer atrofik rinit kronik gran\u00fclomat\u00f6z infeksiyonlar, sin\u00fczit, radyasyon, radikal burun cerrahisi ve travma sonras\u0131 olu\u015fan sekonder atrofik rinitten ay\u0131rdedilmelidir.<\/p>\n<p><strong><em>TEDAV\u0130<\/em><\/strong><br \/><strong>I- HASTA E\u011e\u0130T\u0130M\u0130<\/strong><\/p>\n<p>Tedavinin en \u00f6nemli a\u015famas\u0131d\u0131r. Zaman ay\u0131r\u0131p hasta ile hastal\u0131\u011f\u0131n do\u011fas\u0131, tedavi beklentileri, yak\u0131nmalar\u0131n yo\u011funlu\u011funa g\u00f6re tedavide ne gibi de\u011fi\u015fiklerin yap\u0131laca\u011f\u0131, ila\u00e7 kullanma teknikleri ve ila\u00e7lar\u0131n olas\u0131 yan etkilerinin tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 hastalar\u0131n tedaviye uyumunu artt\u0131rmakta ve hekim- hasta aras\u0131 g\u00fcvenin olu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flamaktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>II- ALLERJENDEN SAKINMA<\/strong><\/p>\n<p>Genel bir kural olarak polenler ve mantar sporlar\u0131 gibi d\u0131\u015f ortam allerjenleri ile temas\u0131n kontrol\u00fc, ev i\u00e7i allerjenlerin kontrol\u00fcnden daha g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Hastalar\u0131n yak\u0131n ortamlarda bu allerjenlerin kayna\u011f\u0131 olmasa bile allerjenlerin kilometrelerce uzaktan r\u00fczgar ile gelebilece\u011fi hat\u0131rlanmal\u0131d\u0131r. Ne yap\u0131l\u0131rsa yap\u0131ls\u0131n baz\u0131 kar\u015f\u0131la\u015fmalar\u0131 \u00f6nlemek m\u00fcmk\u00fcn olmayabilir. Ancak temas miktar\u0131n\u0131n azalt\u0131lmas\u0131 bile hastan\u0131n ya\u015fam konforunda ve ek ila\u00e7 kullanma gereksiniminde \u00f6nemli iyile\u015fmeler sa\u011flayabilir. \u00d6zetle hastalar\u0131n polen olu\u015fturan kaynaklardan uzak durmalar\u0131 (polen mevsiminde pikni\u011fe ve a\u00e7\u0131k havaya \u00e7\u0131kmaktan sak\u0131n\u0131lmas\u0131 gibi), evde veya arabada kap\u0131 ve pencerelerin polen mevsimi boyunca kapal\u0131 tutulmas\u0131, \u00e7im bi\u00e7mek gibi aktivitelerden sak\u0131n\u0131lmas\u0131, gerekirse maske tak\u0131lmas\u0131 ve t\u00fcm bunlara kar\u015f\u0131n kapal\u0131 ortamda (evde veya arabada) yak\u0131nmalar\u0131 fazla olanlarda hava temizleyicilerin kullan\u0131lmas\u0131 \u00f6nerilebilir. \u00d6zellikle kuru ve r\u00fczgarl\u0131 havalarda havadaki polen y\u00fck\u00fcn\u00fcn en y\u00fcksek seviyeye \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, ya\u011f\u0131\u015fl\u0131 havada polenlerin yere inece\u011fi mutlaka hastalara anlat\u0131lmal\u0131 ve a\u00e7\u0131k havaya ne zaman \u00e7\u0131kacaklar\u0131 belirtilmelidir.<\/p>\n<p><strong>III-MED\u0130KAL TEDAV\u0130<\/strong><\/p>\n<p><strong>ANT\u0130H\u0130STAM\u0130N\u0130KLER <\/strong><br \/>  Antihistaminikler H 1 resept\u00f6rlerini bloke ederek histaminin neden oldu\u011fu d\u00fcz adele kontraksiyonu, vask\u00fcler permeabilite ve sekresyon art\u0131\u015f\u0131 ve ka\u015f\u0131nt\u0131 gibi reaksiyonlar\u0131n olu\u015fmas\u0131n\u0131 \u00f6nler. L\u00f6kotrien, prostoglandin gibi mediat\u00f6rlerin de rol\u00fc olmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k akut anaflaktik tip \u00fcst solunum yolu reaksiyonlar\u0131nda esas \u00f6nemli rol\u00fc oynayan mediat\u00f6r histamindir. Dolay\u0131s\u0131yla allerjik rinitin tedavisinde bloke edilmesi hedeflenen mediat\u00f6r histamindir. Azatadin gibi baz\u0131 antihistaminikler histaminin etkisini bloke etmenin yan\u0131s\u0131ra di\u011fer mediat\u00f6rlere de etki ederler. Etki mekanizmalar\u0131 dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda antihistaminikler allerjenle kar\u015f\u0131la\u015fmadan \u00f6nce verildi\u011finde maksimum \u00f6l\u00e7\u00fcde etkindirler. Antihistaminiklerin allerjik reaksiyonlardaki rol\u00fcne ilave olarak klasik antihistaminikler \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde antikolinerjik etkiye de sahiptirler ve bu nedenle antidiskinetik, antitussif, antiemetik, antivertij\u00f6z, sedatif, hipnotik ve lokal\/topikal anestetik etkileri nedeniyle de kullan\u0131labilirler. Klasik antihistaminiklerin antikolinerjik etkileri nedeniyle bron\u015f sekresyonunu koyula\u015ft\u0131rd\u0131klar\u0131ndan astmatik hastalarda kullan\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fi s\u00f6ylenmesine kar\u015f\u0131l\u0131k sedatif olmayan yeni tip antihistaminikler g\u00fcvenle kullan\u0131labilirler. Yeni non-sedatif antihistaminiklerden astemizol, azelastin ve setrizinin bronkodilatat\u00f6r etkisi de mevcuttur.<\/p>\n<p><strong>DEKONJESTANLAR <\/strong><br \/>  Dekonjestanlar alfa adrenerjik resept\u00f6rlere etki ederek nazal mukozada vazokonstr\u00fcksiyon olu\u015ftururlar ve ge\u00e7ici olarak konka ve mukozadaki \u015fi\u015fli\u011fi azalt\u0131rlar. Dekonjestanlar postsinaptik n\u00f6ronal gran\u00fclleri degran\u00fcle ederek norepinefrin sal\u0131n\u0131m\u0131na da neden olarak dolayl\u0131 olarak da etki g\u00f6sterir. Dekonjestanlar nazal havayolunu a\u00e7arlar ve burun t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 semptomunun d\u00fczelmesini sa\u011flarlar, buna kar\u015f\u0131l\u0131k allerjik hastalardaki burun ak\u0131nt\u0131s\u0131, ka\u015f\u0131nt\u0131 ve hap\u015f\u0131rma \u015fikayetlerine etkileri yoktur.<\/p>\n<p>Topikal dekonjestanlar burun ve sin\u00fcslerdeki konjesyonu k\u0131sa s\u00fcreli azaltmak amac\u0131yla kullan\u0131labilir. Ayr\u0131ca u\u00e7ma, dalma gibi barotravma riski olan olgularda da kullan\u0131labilir. Allerjik rinit, sin\u00fczit gibi kronik olgularda topikal dekonjestanlar al\u0131\u015fkanl\u0131k olu\u015fturabilece\u011fi i\u00e7in ve hastan\u0131n probleminin k\u0131sa s\u00fcrede \u00e7\u00f6z\u00fcmlenmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayaca\u011f\u0131 i\u00e7in kullanmamakta yarar vard\u0131r. Topikal dekonjestanlar burun cerrahisi \u00f6ncesi mukozan\u0131n dekonjeste olmas\u0131 ve vazospazma neden olmas\u0131 nedeniyle kullan\u0131lmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca kromolin, steroid gibi topikal ila\u00e7lar\u0131n kullan\u0131m\u0131ndan \u00f6nce kullan\u0131labilir bu \u015fekilde esas tedavi edici preparat\u0131n yeterince mukozayla temas\u0131 sa\u011flanm\u0131\u015f olur. Ancak 5 g\u00fcnden fazla kullanmamakta yarar vard\u0131r<\/p>\n<p><strong>MAST H\u00dcCRE STAB\u0130L\u0130Z\u00d6RLER\u0130 <\/strong><br \/>  Mast h\u00fccre stabiliz\u00f6rleri sensitize olmu\u015f mast h\u00fccreleri ile reaksiyona girerek degran\u00fclasyonu inhibe ederek histamin, l\u00f6kotrien C \/ D gibi inflamatuar mediat\u00f6rlerin sal\u0131n\u0131m\u0131na engel olurlar. Mast h\u00fccre stabiliz\u00f6rlerinin prototipi olan kromolin mast h\u00fccre membran\u0131ndan kalsiyum transportunu etkileyerek etki g\u00f6sterir. \u0130rritanlar tarafindan olu\u015fan bronkospazma da etkilidir. Vazomotor rinitin tedavisinde etkili de\u011fildir. Kromolinin intrensek antihistaminik, bronkodilatat\u00f6r ve antinflamatuar aktivitesi yoktur. Nedokromil yap\u0131sal olarak kromolin ile yap\u0131sal benzerli\u011fi olmayan bir mast h\u00fccre stabiliz\u00f6r\u00fcd\u00fcr ve ayn\u0131 zamanda antiinflamatuar etkisi de mevcuttur. Nedokromil eozinofilleri de i\u00e7eren bir\u00e7ok h\u00fccreden inflamatuar mediat\u00f6rlerin sal\u0131n\u0131m\u0131n\u0131 azaltarak antienflamatuar etki g\u00f6sterir. Klinik ara\u015ft\u0131rmalarda nedokromilin kromolinden on kat daha potent oldu\u011fu saptanm\u0131\u015ft\u0131r. Nedokromil ve kromolin antijenle temastan \u00f6nce kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda hastan\u0131n erken ve ge\u00e7 d\u00f6nem allerjik reaksiyonlar\u0131n\u0131 \u00f6nler.<\/p>\n<p>Kromolin sodyumun %4l\u00fck nazal sprey formu vard\u0131r ve 5, 2 mg kromolin ihtiva eder.<\/p>\n<p><strong>KORT\u0130KOSTERO\u0130DLER<\/strong><br \/>  Topikal kortikosteroidler allerjik rinit tedavisinde kullan\u0131lan kromolin, nedokromil ve  antihistaminik  tedavilerden  daha  etkindirler:  Sistemik kortikosteroidlerin allerjik hastal\u0131klar tedavisindeki etkinli\u011fi uzun y\u0131llard\u0131r bilinmesine kar\u015f\u0131n yan etkileri nedeni ile yayg\u0131n kullan\u0131ma girmemi\u015flerdir. Topikal kortikosteroid preparatlar\u0131 uyguland\u0131klar\u0131 b\u00f6lgede sistemik kullan\u0131m-dakinden daha iyi bir etkinlik g\u00f6sterirken dar yan etki profilleri ile de b\u00fcy\u00fck avantaj sa\u011flamaktad\u0131rlar. Bug\u00fcn d\u00fcnya piyasas\u0131nda triamsinalon, flunisolid, beklametazon; budezonid ve flutikazon isimli preparatlar mevcuttur. Her ne kadar benzer etki spektrumuna sahip olduklar\u0131 belirtilmi\u015fsede beklametazon ve budezonid ile daha fazla deneyim oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir: Topikal kortikosteroid \u00f6nerilecek hastalar\u0131n dekonjestanlarda oldu\u011fu gibi hemen ba\u015flayan bir etki beklememeleri konusunda uyar\u0131lmalar\u0131 gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc nazal steroidler etkilerini bir ka\u00e7 g\u00fcnden bir haftaya kadar uzayabilen bir s\u00fcrede g\u00f6sterirler. Di\u011fer bir \u00f6nemli sorunda nazal steroidin septuma do\u011fru de\u011filde nazal kaviteye do\u011fru p\u00fcsk\u00fcrt\u00fclmesi gerekti\u011fidir. Herhangi bir lokal irritasyon belirtisi g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde nadir g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor olsa bile hastalar\u0131n nazal septum perforasyonu a\u00e7\u0131s\u0131ndan dikkatle de\u011ferlendirilmeleri gerekir.<\/p>\n<p>Mevsimsel  allerjik  rinitlilerde  steroid  tedaviye  allerjen  mevsimi ba\u015flamadan g\u00fcnler \u00f6nce ba\u015flanmas\u0131 ve tedavinin allerjen mevsimi boyunca s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi \u00f6nerilmektedir. \u015fiddetli nazal t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 olan hastalarda tedavinin ilk bir ka\u00e7 g\u00fcn\u00fc \u00f6nce topikal dekonjestan kullan\u0131lmas\u0131 sonra steroid kullanarak, etken maddenin distal b\u00f6lgelere ula\u015fmas\u0131n\u0131n temin edilmesi sa\u011flanmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Sistemik kortikosteroidler: Allerjik rinitlerde ve non-allerjik rinitlerin bir\u00e7o\u011funda sistemik kortikosteroidler \u00e7ok etkilidir. Bu durum uzun s\u00fcreli tedavilerde ge\u00e7erlidir. Ancak di\u011fer medikal tedavilerin ba\u015far\u0131s\u0131z oldu\u011fu durumlarda k\u0131sa s\u00fcreli tedavilerde de gerekli olabilir.<\/p>\n<p>Rinitlerde sistemik steroid kullan\u0131m\u0131n\u0131n \u00fc\u00e7 kural\u0131 vard\u0131r;<\/p>\n<p>\u00b7 Sadece k\u0131sa d\u00f6nem tedavi (2 hafta)<\/p>\n<p>\u00b7 Steroidlerin ba\u015fka ila\u00e7larla beraber kullan\u0131m\u0131<\/p>\n<p>\u00b7 Semptomlar\u0131n kontrol alt\u0131na al\u0131nmas\u0131ndan sonra steroid kullan\u0131m\u0131na son verilmeli<\/p>\n<p>Glokomda, herpes hepatitte, kronik infeksiyonlarda, ileri osteoporozlarda, y\u00fcksek tansiyonlarda ve diabetes mellituslarda kullan\u0131lmamal\u0131d\u0131r. Rinit i\u00e7in sistemik steroidler \u00e7ocuklarda ve gebelikte kullan\u0131lmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>ANT\u0130KOL\u0130NERJ\u0130K AJANLAR<\/strong><\/p>\n<p><strong>IV-\u0130MM\u00dcNOTERAP\u0130<\/strong><\/p>\n<p>\u0130mm\u00fcnoterapi  (\u0130T),  do\u011fal  kar\u015f\u0131la\u015fma  sonucu  allerjik  hastada semptomlara yol a\u00e7acak antijenlerin d\u00fc\u015f\u00fck dozdan ba\u015flayarak giderek artan dozlarda  hastalara verilmesi  sanat\u0131d\u0131r.  Bu i\u015flemden ama\u00e7,  hastalar\u0131n allerjenlere kar\u015f\u0131 imm\u00fcn yan\u0131tlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmek ve b\u00f6ylece antijen ile do\u011fal kar\u015f\u0131la\u015fma sonucu ortay \u00e7\u0131kan semptomlara engel olmakt\u0131r:<\/p>\n<p>\u0130T ilk olarak 1911 y\u0131l\u0131nda Noon ve Freeman taraf\u0131ndan allerjik rinit (AR) tedavisi i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Klasik olarak bilinen injeksiyon \u0130T ye ek olarak son y\u0131llarda nazal, sublingual ve oral \u0130T y\u00f6ntemleri geli\u015ftirilmi\u015ftir. Ayr\u0131ca peptid \u0130T,  plazmid DNA imm\u00fcnizasyonu gibi yeni y\u00f6ntemler \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 etkinli\u011fi kan\u0131tlanmam\u0131\u015f, bir k\u0131sm\u0131 ise hen\u00fcz geli\u015fme safhas\u0131nda olan y\u00f6ntemlerdir.<\/p>\n<p>\u0130Tnin belki de en \u00f6nemli \u00f6zelli\u011fi allerjik hastal\u0131klar\u0131n do\u011fal seyrini de\u011fi\u015ftirme kapasitesine sahip tek tedavi \u015fekli olmas\u0131d\u0131r. Bununla beraber bilgisizlikten veya ba\u015fka nedenlerden kaynaklanan yanl\u0131\u015f kullan\u0131m\u0131, bir\u00e7ok hastan\u0131n uygun tedavi almamas\u0131na ve t\u0131bbi kaynaklar\u0131n israf\u0131na neden olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130T hymenoptera (zar kanatl\u0131lar-ar\u0131 gibi) allerjisi, inhalant allerjenlere ba\u011fli allerjik rinit ve allerjik ast\u0131m tedavisinde kullan\u0131labilir. Bunlardan allerjik rinit ve hymenoptera allerjisinde etkinli\u011fi kan\u0131tlanm\u0131\u015f olmakla beraber ast\u0131mdaki kullan\u0131m\u0131 halen tart\u0131\u015fma konusudur.<\/p>\n<p><strong>\u0130mm\u00fcnoterapi etki mekanizmas\u0131: <\/strong>Uzun y\u0131llard\u0131r kullan\u0131mda olmakla beraber, \u0130T mekanizmas\u0131 ile ilgili bilgilerimiz ancak son y\u0131llarda allerjik hastal\u0131klar\u0131n patogenezi hakk\u0131ndaki bilgilerimizin artmas\u0131 ile k\u0131smen ayd\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu durum, \u0130Tnin klinik kullan\u0131m\u0131nda da \u00f6nemli bir sorun olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar. \u0130Tnin klinik etkinli\u011finin monitorize edilmesini sa\u011flayacak objektif parametreler elimizde olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, izlem. yaln\u0131za baz\u0131 s\u00fcbjektif kriterlere, semptom skorlar\u0131na dayan\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130Tnin etkisiyle ilgili olarak \u00f6ne s\u00fcr\u00fcleri mekanizmalar \u015fu \u015fekilde \u00f6zetlenebilir:<\/p>\n<p>Serum spesifik IgE de\u011fi\u015fiklikleri<em>: <\/em>\u0130T esnas\u0131nda serumda antijen spesifik IgE konsantrasyonu \u00f6nce y\u00fckselir. Bunu aylar i\u00e7inde ilk de\u011fere bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f izler. Ancak genel olarak bu de\u011fer ilk bazal de\u011ferin alt\u0131na d\u00fc\u015fmez. Ancak \u00f6zellikle polen duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 ARlerde spesifik IgEde ortaya \u00e7\u0131kan mevsimsel art\u0131\u015flar engellenir.  <\/p>\n<p>Serum spesifik IgG: IgG antikorlar\u0131n\u0131n allerjik hastal\u0131klardaki koruyucu rol\u00fc bloke edici \u00f6zelli\u011fine atfedilmi\u015ftir (blokan antikor). Buna g\u00f6re artan IgG antikorlar\u0131 allerjen ba\u011flamak i\u00e7in IgE ile yar\u0131\u015fa girerler ve b\u00f6ylece mast h\u00fccrelerinin IgE ba\u011f\u0131ml\u0131 aktivasyonu \u00f6nlenir. Ancak IgG ile ilgili bu mekanizmalar \u0130Tnin klinik etkinli\u011fini a\u00e7\u0131klamaktan uzakt\u0131r \u00e7\u00fcnk\u00fc IgG antikorlar\u0131 klinik etkinlik ile korelasyon g\u00f6stermez. Yani IgG antikorlar\u0131n\u0131n artmad\u0131\u011f\u0131 durumlarda \u0130Tye \u00e7ok iyi klinik yan\u0131t al\u0131nabildi\u011fi gibi bunun tersi de s\u00f6z konusu olabilir.<\/p>\n<p>Efekt\u00f6r h\u00fccreler ve mediat\u00f6rler: \u0130T sonucu nazal mukozdaki mast h\u00fccrelerinden  mediat\u00f6r sal\u0131n\u0131m\u0131  azal\u0131r.  Bu  etki  \u00f6nemli  \u00f6l\u00e7\u00fcde  doza ba\u011f\u0131ml\u0131d\u0131r ve ancak y\u00fcksek doz imm\u00fcnoterapi uygulamalar\u0131nda g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Y\u00fcksek dozda antijen uygulanmas\u0131n\u0131n, artm\u0131\u015f etkinlikle birlikte baz\u0131 riskleri de beraberinde ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 a\u015fikard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130Tnin son y\u0131llarda g\u00f6sterilen en \u00f6nemli etkisi allerjik inflamasyonun orkestra \u015fefi olan lenfositler \u00fczerine olan\u0131d\u0131r .<\/p>\n<p>Allerjik hastalarda CD4+T h\u00fccrelerinin a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak interl\u00f6kin IL-4 ve IL-5 \u00fcreten Th-2 alt grubunun interferon IFN gamma \u00fcreten Th-I alt grubuna g\u00f6re artm\u0131\u015f aktivite g\u00f6sterdi\u011fi bilinmektedir. \u0130Tnin bu dengeyi Th-I h\u00fccreler lehine de\u011fi\u015ftirdi\u011fi g\u00f6sterilmi\u015ftir. Ayr\u0131ca bu de\u011fi\u015fikliklerin klinik yan\u0131tla da paralellik g\u00f6sterdi\u011fi bildirilmi\u015ftir. Ancak bunlar\u0131n hangi mekanizma ile oldu\u011fu tam olarak ayd\u0131nlat\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lgin\u00e7 olarak d\u00fc\u015f\u00fck dozda antijen kullan\u0131m\u0131n\u0131n Th-2 yan\u0131t\u0131 art\u0131rabilece\u011fi; arzu edilen Th-2 bask\u0131lanmas\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131 i\u00e7in y\u00fcksek doz antijen kullan\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi ortaya konmu\u015ftur. Bu da, yukarda belirtildi\u011fi gibi, \u0130Tde y\u00fcksek doz antijen kullan\u0131m\u0131 gerekti\u011fi sav\u0131n\u0131 destekler g\u00f6r\u00fcn\u00fcmdedir.<\/p>\n<p><strong>Allerjik rinitde imm\u00fcnoterapinin klinik kullan\u0131m\u0131 : <\/strong>\u0130Tnin klinik etkinli\u011fi konusunda yarg\u0131ya varmak i\u00e7in g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nmas\u0131 gereken \u00e7al\u0131\u015fmalarda aranmas\u0131 gereken ortak \u00f6zellik bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n \u00e7ift k\u00f6r, plasebo kontroll\u00fc olmas\u0131d\u0131r \u00e7\u00fcnk\u00fc \u0130Tnin olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7l\u00fc bir plasebo etkisi vard\u0131r. Bu metodoloji ile imm\u00fcnoterapinin ragweed (Kuzey Amerikada rastlanan bir \u00e7e\u015fit ot), \u00e7e\u015fitli \u00e7ay\u0131r ve a\u011fa\u00e7 polenleri, ev tozu akarlar\u0131 ve hayvan allerjilerine ba\u011fl\u0131 AR tedavisinde etkin bir y\u00f6ntem oldu\u011funu g\u00f6steren bir\u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fma yay\u0131nlanm\u0131\u015ft\u0131r. 1980-1997 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilen 43 \u00e7ift k\u00f6r plasebo kontrollu AR \u0130T \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n 10unda tedavi etkisiz bulunmu\u015f, 13 \u00e7al\u0131\u015fma d\u00fc\u015f\u00fck etkinlik, 14 \u00e7al\u0131\u015fma orta derecede etkinlik, 6 \u00e7al\u0131\u015fma ise y\u00fcksek etkinlik g\u00f6stermi\u015ftir. Semptom ve ila\u00e7 skorlar\u0131nda plaseboya g\u00f6re ortalama % 45lik bir azalma sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. En iyi sonu\u00e7lar \u00e7ay\u0131r poleni ve ragweed duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 mevsimsel AR hastalar\u0131nda elde edilmi\u015ftir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k di\u011fer polenler, ev tozu akar\u0131, hayvan allerjenleri, ve k\u00fcf mantarlar\u0131 ile ilgili veriler \u00e7ay\u0131r polenleri ve ragweed kadar net de\u011fildir.<\/p>\n<p><strong>\u0130Tde antijen dozu<\/strong>: \u0130Tnin etkin olabilmesi i\u00e7in gerek her enjeksiyonda verilen antijen miktar\u0131, gerekse k\u00fcm\u00fclatif antijen miktar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan ula\u015f\u0131lmas\u0131 gereken optimum bir doz s\u00f6z konusudur. Nazal provokasyon modeli kullan\u0131larak ragweed \u0130Tsinin etkinli\u011finin ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fmada d\u00fc\u015f\u00fck doz imm\u00fcnoterapinin (0.6mg aj\/injeksiyon) nazal provokasyona kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir koruma sa\u011flamad\u0131\u011f\u0131, buna kar\u015f\u0131l\u0131k orta dozlara (12.4 mg aj\/injeksiyon) \u00e7\u0131k\u0131ld\u0131k\u00e7a doza ba\u011f\u0131ml\u0131 olarak koruman\u0131n artt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterilmi\u015ftir. Nazal provo- kasyon sonu\u00e7lar\u0131 hastalar\u0131n 2 y\u0131ll\u0131k tedavi suresinde g\u00f6sterdikleri klinik iyilik ile de paralellik g\u00f6stermi\u015ftir. Yani ragweed \u0130Tnin etkili olabilmesi i\u00e7in injeksiyon ba\u015f\u0131na 6-12 mg (2000-4000 AU) antijen verilmesi gereklidir. Bu doz parametreleri ba\u015fka inhalant allerjenler i\u00e7in de uygulanabilir. Bu ragweed modeli kullan\u0131larak di\u011fer inhalant allerjenler i\u00e7in de optimal idame dozun 3-12 mg maj\u00f6r proteine ( 1000-4000 AU) kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011fi \u00f6ne s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Do\u011fal olarak bu genel bir kural de\u011fildir ve her hastaya sabit bir dozaj uygulamas\u0131 \u00f6zellikle anaflaksi y\u00f6n\u00fcnden b\u00fcyuk bir riski beraberinde getirir. Her hasta i\u00e7in doz \u015femas\u0131 bireyselle\u015ftirilmeli, klinik semptomlara, hastalar\u0131n duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ve maruz kal\u0131nan polen konsantrasyonuna g\u00f6re ayarlanmal\u0131d\u0131r. Ancak gerek klinik olarak gerekse de fizyopatolojik olarak d\u00fc\u015f\u00fck doz uygulamalar\u0131n etkin olamad\u0131\u011f\u0131 hat\u0131rda tutulmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130T&#8217;de antijen kalitesi: AR&#8217;de etkin \u0130T&#8217;nin bir di\u011fer ko\u015fulu uygun olarak standardize edilmi\u015f y\u00fcksek kalitede antijen ekstrelerinin kullan\u0131lmas\u0131d\u0131r. \u0130T&#8217;de gerek ak\u00f6z preparatlar gerekse fiziksel veya kimyasal olarak modifiye edilmi\u015f preparatlar kullan\u0131labilir. Ak\u00f6z ve modifiye preparatlar\u0131n benzer etkinlik g\u00f6sterdi\u011fi bilinmektedir. <\/p>\n<p>\u0130T&#8217;de mono-multi duyarl\u0131l\u0131k: AR&#8217;de, \u00f6zellikle polen duyarl\u0131 allerjik rinitde \u0130T&#8217;nin ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 etkileyen en \u00f6nemli fakt\u00f6rlerden biri duyarl\u0131l\u0131k g\u00f6zlenen polen say\u0131s\u0131 ve \u00e7e\u015fididir. \u0130zole duyarl\u0131l\u0131k g\u00f6steren (\u00f6rne\u011fin yaln\u0131zca weed veya yaln\u0131zca \u00e7ay\u0131r polenleri) hastalar\u0131n \u00e7oklu duyarl\u0131l\u0131k g\u00f6steren hastalara g\u00f6re \u0130T&#8217;den daha fazla yararland\u0131klar\u0131 bilinmektedir. Hastalar \u0130T a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirilirken literat\u00fcrdeki a\u015f\u0131lamalar\u0131n genellikle izole duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan hastalarda ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fi; buna kar\u015f\u0131l\u0131k \u0093ger\u00e7ek hayatta\u0094 hastalar\u0131n genellikle \u00e7oklu duyarl\u0131l\u0131k g\u00f6sterdi\u011fi hat\u0131rda tutulmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130T etki s\u00fcresi: IT ile ilgili olarak yan\u0131tlanmas\u0131 gereken bir di\u011fer soru da tedavinin kesilmesinden sonra etkisinin ne kadar s\u00fcre ile devam etti\u011fi, ya\u015fam boyu bir koruma sa\u011flay\u0131p sa\u011flamad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bu konuda bireysel farkl\u0131l\u0131klar olduk\u00e7a fazla olmakla beraber uygun ko\u015fullarda 3-5 y\u0131l yap\u0131lan \u0130T&#8217;nin etkinli\u011finin uzun y\u0131llar devam etti\u011fi bildirilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>AR de \u0130T \u0096 ast\u0131m ili\u015fkisi: Belki de AR imm\u00fcnoterapisi i\u00e7in en \u00f6nemli noktalardan birisi, bu tedavinin \u00f6zellikle \u00e7ocuklarda allerjik ast\u0131m geli\u015fme riski \u00fczerine olan etkisidir. Bu konu ile ilgili olarak devam etmekte olan \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n \u00f6n sonu\u00e7lar\u0131 olumlu sinyaller vermektedir.<\/p>\n<p><strong>\u0130mm\u00fcnoterapi&#8217;de hasta se\u00e7imi ve endikasyonlar : <\/strong>\u0130T karar\u0131 vermeden \u00f6nce semptomlara sebebiyet verdi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen antijenlerle kar\u015f\u0131 spesifik IgE antikorlari deri testleri ve\/veya serolojik \u00e7al\u0131\u015fmalarla g\u00f6sterilmelidir. \u0130Tye karar vermeden \u00f6nce hastan\u0131n semptomlar\u0131 ile allerjen maruziyeti aras\u0131nda \u00f6yk\u00fc ile direk bir ba\u011flant\u0131 kurulmal\u0131d\u0131r: \u00d6rne\u011fin y\u0131l boyu allerjik rinit semptomlar\u0131 olan bir hastada duyarl\u0131l\u0131k saptansa dahi yaln\u0131zca \u00e7ay\u0131r polenleri ile \u0130T yap\u0131\u0130mas\u0131 uygun de\u011fildir. Bir\u00e7ok allerjist \u00f6zellikle mevsimsel yak\u0131nmalar\u0131 olan hastalarda \u0130T karar\u0131 ver\u0131neden \u00f6nce hastalar\u0131 en az bir mevsim boyunca semptomatik tedavi ile izleme g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. D\u00fcnya sa\u011fl\u0131k \u00f6rg\u00fct\u00fcn\u00fcn I998 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 \u0130T raporunda AR i\u00e7in \u0130T endikasyonlar\u0131 \u015fu \u015fekilde s\u0131ralanm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>\u00b7 Antihistaminik ve topikal ila\u00e7lar\u0131n semptomlar\u0131 yeterince kontrol alt\u0131na alamad\u0131\u011f\u0131 hastalar<\/p>\n<p>\u00b7 \u0130la\u00e7 tedavisini arzu etmeyen hastalar<\/p>\n<p>\u00b7 \u0130la\u00e7 tedavisinin istenmeyen reaksiyonlara yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 hastalar<\/p>\n<p>\u00b7 Uzun d\u00f6nem ila\u00e7 tedavisini kabul etmeyen hastalar<\/p>\n<p><strong>\u0130mm\u00fcnoterapi yan etkileri ve kontraendikasyonlar: Genel olarak \u0130Tye ba\u011fl\u0131 istenmeyen reaksiyonlar lokal veya sistemik olabilir. Lokal reaksiyonlar genellikle sorun yaratmazlar ve so\u011fuk uygulama ve antihistaminiklerle ge\u00e7irilebilir. Hastada fazla rahats\u0131zl\u0131k yaratmad\u0131k\u00e7a doz ayarlamas\u0131 gerektirmez. <\/strong><\/p>\n<p>Sistemik reaksiyonlar ve anaflaksi \u0130Tnin en \u00f6nemli ve en korkulan riskleridir. Sistemik reaksiyonlar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011fu ilk 30 dakika i\u00e7inde geli\u015fir. \u0130Tye ba\u011fl\u0131 olarak \u0130ngilterede 1957-86 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda 26; ABDde 1945-84 y\u0131llar\u0131nda 46 \u00f6l\u00fcm vakas\u0131 bildirilmi\u015ftir.  Bu ara\u015ft\u0131rmalarda \u00f6l\u00fcmle sonu\u00e7lanan reaksiyonlar ile ilgili olarak \u015fu risk fakt\u00f6rleri belirlenmi\u015ftir:<\/p>\n<p>\u00b7 Dozajlama hatas\u0131<\/p>\n<p>\u00b7 Semptomatik ast\u0131m: Ast\u0131m semptomlar\u0131n\u0131n kontrol alt\u0131na al\u0131nmam\u0131\u015f olmas\u0131 ve solunum fonksiyon testlerinde birinci saniyedeki zorlu ekspirasyon hacminin (FEV1) \u00f6ng\u00f6r\u00fclen de\u011ferin % 70inin alt\u0131nda olmas\u0131<\/p>\n<p>\u00b7 Y\u00fcksek derecede duyarl\u0131l\u0131k<\/p>\n<p>\u00b7 Beta blok\u00f6r kullan\u0131m\u0131<\/p>\n<p>\u00b7 Yeni haz\u0131rlanm\u0131\u015f ekstrelerin kullan\u0131m\u0131<\/p>\n<p>\u00b7 Enjeksiyonlarin semptomlar\u0131n (\u00f6zellikle ast\u0131m semptomlar\u0131n\u0131n) alevlenme d\u00f6neminde yap\u0131lmas\u0131.<\/p>\n<p>\u00b7 \u0130T esnas\u0131nda bu riskler g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nmal\u0131 ve \u0130T yap\u0131lan yerde sistemik reaksiyonlara an\u0131nda m\u00fcdahale edebilecek personel ve ekipman haz\u0131r bulundurulmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>D\u00fcnya sa\u011fl\u0131k \u00f6rg\u00fct\u00fcn\u00fcn 1998 y\u0131l\u0131nda yay\u0131nlad\u0131\u011f\u0131 \u0130T raporunda \u0130T kontraendikasyonlar\u0131 \u015fu \u015fekilde s\u0131ralanm\u0131\u015ft\u0131r: Ciddi imm\u00fcnolojik hastal\u0131klar ve imm\u00fcn yetmezlikler<\/p>\n<p>\u00b7 Malignansiler<\/p>\n<p>\u00b7 Ciddi psikolojik bozukluklar<\/p>\n<p>\u00b7 Beta blok\u00f6r kullan\u0131m\u0131<\/p>\n<p>\u00b7 Tedavi ile uyumsuzluk<\/p>\n<p>\u00b7 A\u011f\u0131r ast\u0131m (FEV1 < \u00f6ng\u00f6r\u00fclen de\u011ferin % 70i)<\/p>\n<p>\u00b7 Epinefrin verilmesi halinde (anaflaksi halinde) yan etki riskini art\u0131racak ciddi kardiovask\u00fcler hastal\u0131klar (hymenoptera duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 hari\u00e7)<\/p>\n<p>\u00b7 5 ya\u015f\u0131ndan k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ocuklar<\/p>\n<p>\u00b7 Gebelik: \u0130T alan bir hasta hamile kal\u0131r ise tedaviye devam edilmeli ancak gebelik s\u00fcresinde \u0130T ba\u015flanmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>\u00c7ocuklarda imm\u00fcnoterapi : <\/strong>Genellikle \u00e7ocuklarda \u0130T 5 ya\u015f\u0131n alt\u0131nda ba\u015flanmamal\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu ya\u015flarda \u00f6zellikle allerjik rinit ve tekrarlayan viral infeksiyonlar\u0131 birbirinden ay\u0131rmak g\u00fc\u00e7 olabilir. \u00d6te yandan bu \u00e7a\u011f hastal\u0131\u011f\u0131n erken d\u00f6nemlerinde uygulanan \u0130Tnin eri\u015fkinlere oranla daha etkili oldu\u011fu ve hastal\u0131\u011f\u0131n do\u011fal seyrini de\u011fi\u015ftirebilece\u011fi bilinmektedir. Bu nedenle \u0130T ba\u015flan\u0131rken uygun endikasyon koyulmas\u0131n\u0131n yan\u0131  s\u0131ra tedavi  ba\u015flanacak hastalarda ge\u00e7 kal\u0131nmamas\u0131 gereklidir.<\/p>\n<p><strong>\u0130mm\u00fcnoterapi kimler taraf\u0131ndan uygulanmal\u0131d\u0131r? <\/strong>\u00c7e\u015fitli kaynaklar \u0130Tnin yaln\u0131zca resmi bir allerji e\u011fitimi alm\u0131\u015f, yani standardize antijenleri kullanma konusunda e\u011fitilmi\u015f,  anaflaksi semptomlar\u0131n\u0131 tan\u0131y\u0131p tedavi edebilen uzmanlar taraf\u0131ndan yap\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi konusunda fikir birli\u011fi i\u00e7indedirler. Allerjen \u0130Tsinin resmi allerji e\u011fitimi almam\u0131\u015f ki\u015filerce uygulanmas\u0131 sak\u0131ncal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Allerjik hastal\u0131klar\u0131n tedavisinde imm\u00fcnoterapinin yeri nedir? <\/strong>Allerji tedavisinde imm\u00fcnoterapinin yerinin olup olmad\u0131\u011f\u0131 veya e\u011fer varsa hangi mekanizma \u00fczerinden etki etti\u011fi, halen t\u0131bb\u0131n en tart\u0131\u015fmal\u0131 konular\u0131ndan birisidir. Bug\u00fcn t\u00fcm d\u00fcnyada kabul edilen tedavi plan\u0131;<\/p>\n<p>\u00b7 Hastan\u0131n hastal\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda e\u011fitilmesi,<\/p>\n<p>\u00b7 E\u011fer bulunabiliyorsa, ki\u015finin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ortamda, duyarl\u0131 oldu\u011fu allerjenlerle olabildi\u011fince temas\u0131n kesilmesi veya azalt\u0131lmas\u0131<\/p>\n<p>\u00b7 \u0130la\u00e7 tedavisi<\/p>\n<p>\u00b7 Di\u011fer y\u00f6ntemler: \u0130mm\u00fcnoterapi ve di\u011fer prevantif y\u00f6ntemler.<\/p>\n<p>Halk aras\u0131nda a\u015f\u0131 tedavisi olarak da bilinen bu tedavide; hastaya duyarl\u0131 oldu\u011fu tespit edilen polen, ev tozu akarlar\u0131, hayvan veya k\u00fcf mantar\u0131 gibi maddeler gittik\u00e7e artan miktarlarda enjekte edilerek ki\u015finin teorik olarak bunlara kar\u015f\u0131 duyars\u0131zla\u015fmas\u0131 sa\u011flanmaktad\u0131r. Ancak pratik ile teorik d\u00fc\u015f\u00fcnce ayn\u0131 sonucu vermemekte  ve  klasik  imm\u00fcnoterapi  art\u0131k eski  pop\u00fclerli\u011fini  yitirmektedir. \u0130mm\u00fcnoterapinin g\u00fcncelli\u011finin azalmas\u0131n\u0131n nedenleri \u015funlard\u0131r;<\/p>\n<p>1. Bug\u00fcn art\u0131k elimizde \u00e7ok etkili ve g\u00fcvenilir antiallerjik ila\u00e7lar vard\u0131r. A\u015f\u0131 tedavisi daha \u00f6nceki d\u00f6nemlerde yani etkili ila\u00e7lar\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemlerde zorunlu olarak bir tedavi aray\u0131\u015f\u0131ndan do\u011fmu\u015ftur.<\/p>\n<p>2. Ender olmakla birlikte, a\u015f\u0131 tedavisi esnas\u0131nda belli bir oranda \u00f6l\u00fcme kadar varabilen \u00e7ok tehlikeli anafilaktik reaksiyonlar g\u00f6r\u00fclebilir. Sa\u011fl\u0131k istatistiklerinin \u00e7ok g\u00fcvenilir oldu\u011fu Amerika ve \u0130ngilterede bu t\u00fcrden bir \u00e7ok \u00f6l\u00fcm vakas\u0131 bildirilmi\u015ftir. Astmal\u0131lar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 da astma ata\u011f\u0131na girebilir. \u00dclkemizde de zaman\u0131 zaman resmi rakamlardan de\u011filse de medyada bu konuda benzer durumlar bildirilmektedir. \u00d6rne\u011fin allerjik rinit \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc bir hastal\u0131k de\u011fildir, tedavide kullar\u0131\u0131lan kromonlar, steroidler veya anihistaminiklerin de \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc etkileri yoktur. Peki b\u00f6yle bir durum i\u00e7in ender de olsa riskli bir y\u00f6ntem kullan\u0131lmal\u0131 m\u0131d\u0131r? Nasal steroidler varken imm\u00fcnoterapi se\u00e7ilmeli midir?<\/p>\n<p>3. \u0130mm\u00fcnoterapi uzun zaman alan, pahal\u0131 ve eziyetli bir y\u00f6ntemdir. S\u00fcresi belli olmamakla beraber 4-5 y\u0131l civar\u0131 bir d\u00f6nem, haftal\u0131ktan ba\u015flay\u0131p ayda bire inen a\u015f\u0131 enjeksiyonlar\u0131 gerekmektedir. Ayr\u0131ca a\u015f\u0131 alan hastalar\u0131n hemen tamam\u0131na yak\u0131n\u0131 ila\u00e7 kullanmaya da devam etmektedir.<\/p>\n<p>4. \u0130mm\u00fcnoterapide kullan\u0131lan antijenlerin sadece birka\u00e7 tanesi d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7birisinin hen\u00fcz standardizasyonu sa\u011flanmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>5. Hastan\u0131n sadece deri testlerine yada kan testlerine bakarak a\u015f\u0131 karar\u0131 vermek art\u0131k g\u00fcn\u00fcm\u00fcz ko\u015fullar\u0131nda ge\u00e7erlili\u011fini yitirmi\u015ftir. Normal, hi\u00e7bir yak\u0131nmas\u0131 olmayan ki\u015filerin de yakla\u015f\u0131k 1\/3 \u0091\u00fcn\u00fcn deri veya kan testlerinde herhangi bir allerjene kar\u015f\u0131 antikorlar tespit edilebilmekte ancak bu durum herhangi bir anlam ta\u015f\u0131mamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>6. A\u015f\u0131y\u0131 \u00f6nerenler \u0093tek bir allerjene\u0094  duyarl\u0131 ki\u015filere imm\u00fcnoterapi verilmesinin yararl\u0131 sonu\u00e7 verebilece\u011fini s\u00f6ylemektedir. Halbuki g\u00fcnl\u00fck pratikten bilindi\u011fi kadar\u0131yla allerjik hastarlar\u0131n ancak \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck bir y\u00fczdesi tek bir allerjene duyarl\u0131d\u0131r. Duyarl\u0131l\u0131k genelde birden fazla say\u0131da allerjene ayn\u0131 anda olmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca ki\u015finin genetik yap\u0131s\u0131 allerjik oldu\u011fundan imm\u00fcnoterapi esnas\u0131nda dahi yeni allerjenlere kar\u015f\u0131 duyarl\u0131l\u0131k geli\u015febilmektedir.<\/p>\n<p><strong>Sonu\u00e7 : <\/strong>\u0130T allerjik rinit tedavisinde kullan\u0131lan etkin y\u00f6ntemlerdendir. Halen hastal\u0131\u011f\u0131n do\u011fal seyrini de\u011fi\u015ftirme potansiyeline sahip tek tedavi \u015feklidir. Etkinli\u011fi uygun antijenlerle, uygun dozlarda, uygun s\u00fcrede yap\u0131lmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Hem etkinli\u011fi hem de risklerin en aza indirilmesi bak\u0131m\u0131ndan uygun hasta se\u00e7imi \u00e7ok \u00f6nemlidir. \u0130T yap\u0131l\u0131rken anaflaksi gibi son derece ciddi ve hayat\u0131 tehdit edebilen ger\u00e7ek risklerin varl\u0131\u011f\u0131 mutlaka ak\u0131lda tutulmal\u0131 ve bu olas\u0131 risklere kar\u015f\u0131 an\u0131nda m\u00fcdahale edebilecek personel ve ekipman sa\u011flanmal\u0131d\u0131r. Allerjen \u0130T&#8217;si yaln\u0131zca bu konuda e\u011fitilmi\u015f uzmanlar taraf\u0131ndan yap\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Allerjik rinit nedir? Tedavisi nas\u0131l olur? Konu hakk\u0131nda detayl\u0131 ve g\u00fcncel bilgiler i\u00e7in bu makaleyi okuyun<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":43,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[18],"tags":[28,25,41,42,43],"class_list":["post-42","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kulak-burun-bogaz","tag-etki","tag-hasta","tag-it","tag-tedavi","tag-test"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/42","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=42"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/42\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":45,"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/42\/revisions\/45"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/media\/43"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=42"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=42"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/odyova.com\/haberler\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=42"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}